Veli Düşünceleri

  Eğitsel Etkinlikler
  Okul İşleyişi
  Yaz Okulu
  Bizden Haberler

 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 

















akademi@akademianaokulu.com
 
 

Eğitim,her şeyin başı…Ülkemizde en çok ihmal edilen kavram.varlığı yük gibi görülen,lüzumsuz bir angaryaymış gibi muamele gören toplumsal ahlak yapımızın günah keçisi eğitim...

 

Hayata sadece gördüğü öğrenim penceresinden bakan ve tüm çevresini öğrenim durumuna göre sınıflayan toplumumuzun ancak bir sıkıntı veya kendi canını yakan bir suç durumunda sığınıp yakındığı kavram eğitim...

 

Eğitim mi öğretim mi diye sorarsanız tereddütsüz eğitim derim ben..Öğretim her yaşta bir şekilde mümkün olabiliyor,yıllarca okumayıp dışarıdan okullar bitirip meslek sahibi olmuş o kadar çok tanıdığım var ki..Ancak eğitim belli bir yaşta ciddiyetle başlanması gereken ve eksikliğinde önce bireyin kendine sonra da dahil olduğu topluma uzun vadede çok ciddi sorunlar çıkaran bir süreç, bir kavram, bir olgu. Anne baba katilleri, hırsızlar, toplumsal soyguncular, ırkçılar daha neler eklenmez ki bu listeye; hepsi alınan yanlış eğitimler sonucu ortaya çıkmıyor mu?

Peki eğitim nerede başlar? ne zaman başlar? Bence eğitim ana karnında başlar. Anne mutlaka profesyonel bir ekip tarafından anneliğe hazır hale getirilmeli, ananevi yöntemlerimiz günümüz şartlarının gerisine düşmüş olabilir bu yüzden pek itibar etmemeliyiz derim. Anne adayının eğitimi geleceğin neslinin eğitiminin ilk adımıdır.

Anne her konumda gücü ve bilgisi nispetinde bir süre sonra eğitimi kendisinden devralacak kadrolara kadar çocuğuna katkıda bulunacaktır,ancak kısa bir süre sonra çocuğunu kendi duygusal gözlerinden daha rasyonel bakabilen gözlerle birlikte yetiştirmek zorundadır artık.Yükselme döneminde Osmanlı devleti padişahları 2 yaşında annesinden alınarak profesyonel mürebbilerle büyütülmüşler, çocuğun tamamen anne elinde kalmasına izin verilmemiş. Daha sonraki sürelerde padişahlar yalnızca annelerinin yanında eğitim almışlar sonuç tarih kitaplarında ciltlerle yazılı...

 

Kreş, anaokulu, yuva; adını ne koyarsanız koyun günümüzün profesyonel mürebbileri artık bu kurumlardır. hem daha kurumsaldırlar. hem daha sosyal hem de daha gelişmiş...

Çok aktif bir anne babanın oğlu Yusuf Emre, yaşı için tereddüt etsek de kreşe başlamasını arzulamıştık eşimle. pek çok okul gezdi sevgili eşim, neticede bizim için en önemli öncelik öğretmen, eğitmen sayı ve kalitesiydi, çünkü çocuğumuzun bir ömür taşıyacağı kişilik gelişimi, özgüven ve sosyal zekası bu kreşte şekillenecekti...Memnunuz şuan durumumuzdan, yeterli sayıda öğretmen ilgi ve alakası en yüksek düzeyde olacak şekilde yavrumuza arzu ettiğimiz eğitimi sağlıyorlar. Okulumuzun sahibesinin ve müdiresinin de birer anne olması emsalsiz bir nimet, böylece kendilerine emanet edilen yavrulara kendi çocukları gibi yakın olabiliyorlar.

Eminim oğlumu Akademi Anaokuluna vermeseydik şu an onunla ilgilenildiği gibi asla ilgilenemeyecektik, çünkü hayat devam ediyor geçim derdi para kazanma derdi vs derken yavrucak onlardan arta kalan zamanlarımızda bizden bir şeyler kazanacaktı, oysa şimdi kendisine ait bir mesaisi var artık ve bu mesai onu geleceğe hazırlıyor. bu mesai ona sağlam ve net bir EĞİTİM sağlıyor. İyi eğitilen ve yetiştirilen insanların herkese faydası olur fayda veremese dahi en azında kimseye zarar vermezler.

 

Akademi Eğitim Kurumlarının çocuğumuza arzu ettiğimiz eğitimi sağladığına inanıyoruz.

Dr. İbrahim

eylül